- Delfinaaa, aç kapıyı kızım..
- Delfina yavrum ben geldim aç kapıyı….
- Ding dooonggg, tık tık tıııkkk,ding donngggg
- Delfinaa…
Dünyadan haberi olmayan Delfina,salonun duvar kağıtlarını bir güzel sökmektedir.Bir bahar günü Almanya’nın güzel şehrinde annesi kapıda kalakalmıştır saatlerce.

Sabırlı ve pozitif bir kadın olan annesi aynı zamanda hemşiredir.Hemen durumu anlamış ve çocuğu kaptığı gibi dr.a götürmüştür.Yapılan işitme testleri sonucu durumunda herhangi bir kayıp olmadığı belirlenmiştir.
Ama anne yüreği bu,dr.a inanmaz,düzenli olarak kontrol ve testlerini yaptırmaya devam eder.O zamanlar 3 yaşında olan pırasa saçlı Delfina yine umursamadan büyümeye devam eder.Etrafında çok sevilen , sürekli öpülüp koklanmak isteyen ama asla kimseye yanaşmayan bir kızdır o.


6 yaşına geldiğinde kaybı netleşmiştir ve ileri derece işitme kayıplı olduğu dr.lar tarafından belgelenmiştir.Aldığı rapor Delfina için Onur belgesidir…İşitme kaybı olmak onun için hep avantajdır.Gereksiz seslerden arındığı için kendini hep şanslı hisseder ve umursamaz bir tavrı olur çoğu kez.Annesinin sabrı ve pozitif kişiliği,babasının ise cesur ve azimli kişiliği sayesinde hayata hep normal bakar,normal insan gibi yaşamını sürdürür,normal okullarda okur,normal sevgilileri olur,normal bir insan olur çıkar…
Hem okul döneminde,hem de iş hayatında hep karşısına iyi insanlar çıkar.Çoğu arkadaşı onun kulağı olur.Telefon görüşmelerini onun yerine sabırla yaparlar.Delfina’nın hayatında
Esra,Serap,Bahar,Hümeyra,Nuray,Nimet ve birçokları bambaşka yer kaplar…
Onun en sevdiği insan tipi kendisine bağırmadan konuşandır.Zaten bağırarak konuşanlara ya “kendinizi yormadan sessizce de konuşabilirsiniz “ der , ya da o da karşı tarafın ses tonu oranında bağırarak cevap verir. Tane tane konuşmak Delfina için yeterlidir çünkü kendisi çaktırmadan dudak okumaktadır. J

¢ All pictures from; themtwo , kittynn , mohawk
