11/11/2007 · Kategori: isitme

Yıl 1984...
Delfina artık çok mutludur...Almanya'dan kesin dönüş yapan ailesiyledir her an...Küçük kız kardeşinin mamasını yedirmenin,erkek kardeşlerine ablalık yapmanın,annesinin dizinin dibinde olmanın tadını çıkarmaktadır.Babası evi yeniden restore ederken alçı ve sıvalarla oynayarak babasına yakın olmanın mutluluğu onu daha güleç yapmıştır artık...Gurbet acısı geçmiştir artık kalbinde...
Yerleşme işleri biter bitmez babasıyla İzmir Buca SSK hastanesine giderler.Almanya'da 5 yıl boyunca düzenli olarak odyo testleri yaptırdığı için endişeli de değildir.Alman odyometrist her seferinde hediyeler verir,gönlünü alır Delfina'nın "Çok başarılıydın yine Delfina,al bakalım sana oyuncak şırınga" Onlardan almayı sevdiği hediyelerden biri şırınga,diğeri çikolataydı...


Kayıtlarını yaptırıp KBB dr.un yönlendirmesiyle Odyo bölümünün kapısını tıklattılar.Delfina hemen gülümsedi uzun ve sarı saçlı hemşireye...Babasını içeriye almadı,"dışarıda bekler misiniz lütfen beyefendi" demişti kadın...
İşte canı sıkıldı kızın...
Oysa babası da yanında olsa daha mutlu olacaktı,ama kadın da haklı ya,nereden bilecekti daha 15 gün öncesine kadar gurbet kuşu olduğunu...
Neyse,delfina'yı kabine oturttu hızlı bir şekilde kulaklıkları taktı ,kapıyı da çaat diye çarpıp geçti karşısına..."ses gelince var de,ses duymazsan yok diyeceksin,tamam mı..." dedi küçük kıza,o da "peki" dedi ürkek bir tonla..3-5 denemeden sonra sesleri iyi algılayamadı delfina..."yok" ları çoğalınca nedense kadın da sinirlendi, "ses gelince "var" diyeceksin demiştim sana" ama gelmiyor ki "dediyse de inandıramadı delfina...

Boncuk boncuk terledi,iyice daraldı karanlık,sıkıcı kabinde...Almanya'da böyle değildi oysa,geniş bir odada yapılan test, sonuçları almaya yeterli geliyordu...
Test biter bitmez kadına bile bakmadan kapıya koşup babasına sarıldı...Ağladı,ağladı...Noldu kızım dedi babası, "hemşire çok bağırdı bana babacım " dedi..."dur sen bekle burada,hemen geliyorum ben" demesiyle,"gitme ne olur baba,gitme" diyerek vazgeçirdi babasını..

Ne yazık ki o günden sonra gittiği bütün odyometristler kaba ve ilgisiz davranmışlardı.Sebebini hep kendisinde aramış,nerede kızdırdım ben bayanları diye sorgulamıştı hep...
Ama şimdi herşey çok farklı...Son 15 yılda öyle güzel gelişmeler oldu ki Türkiye Sağlık sektöründe,asık suratlı ve dünyadan bezmiş sağlık mensubu gitti onun yerine kanatsız melekler geldi...
Geçtiğimiz ay oğluna yeni bir cihaz almak için Starkey'e gittiklerinde saatlerce kaldılar orada.Odyometrist Ahmet Bey'in yardımseverliği ve güleryüzü sayesinde yeni aldıkları cihaza , oğlu orada ve hemen alışmıştı.
"İyi ki oğlum benim küçükken yaşadıklarımı yaşamıyor " diye söylendi kendi kendine...Odyometrist önce kendi kişiliğini ölçmeli+tartmalı ki İşitme Kayıplıların kaybını sağlıklı olarak ölçebilsinler...
Bütün güleryüzlü,ilgili,samimi,yardımsever,bilgili,kültürlü odyometristlere SELAM olsun...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (9)
Yorum yaz!
8/11/2007 · Kategori: isitme

® robyngeering
İlk işitme cihazımı kullanmaya başladığımda ilkokul 5.sınıfa gidiyordum…Okula gittiğimde yaşadığım mutluluk görülmeye değerdi.Matematik dersi başlamak üzere,Mustafa öğretmen de geldi,hepimiz ayaktayız…
“Öğretmenim,bakın ne aldık” diye hemen cihazı gösterdim sıramdan…Gülümsedi,evet manasında başını salladı…Nasıl da güven ve cesaret vermişti bakışı…
Normal okullarda,normal öğrencilerle okuyup başarılı olmamın en büyük etkisi ailemdi…Daha sonra öğretmenlerim ve arkadaşlarım…Çok ama çok şanslı bir öğrenciydim,bu şansın sadece işitme kaybı yaşayan öğrencilerin değil bütün herkesin yaşamasını diliyorum…
“Ebeveynler gerçekten dikkat çeken cesaret ve sabır örnekleri
gösterebilmektedirler.Onlar çocuklarının işitme yeteneğini
yitirme gerçeği ile karşı karşıya kaldıklarında bir şeyler
yapabilme çabası içine girerler. Çocuk,işitme cihazını
takmaya başladıktan sonra,uzun ve meydan okuyucu bir
yolda ilk adımı atmışlardır” *
İşitme cihazına çok çabuk alışmıştım,uzun zamandır beklediğim bir cihaz da değildi,olsa da olur olmasa da olurdu bana göre..Ailem’in yanımda olması ve kendi azmim sayesinde seslere alışmam kolay oldu.Bu sorunu yaşayan ailelerin yapacağı en etkili şey;eğer çocuk ileri derece işitme kaybı yaşamıyorsa işitme engelliler okuluna vermemeleri gerektiğidir.
Eğer çocuk sevgiyi yaşıyorsa,hayatı göğüsleyebilecek cesarete de kavuşmuştur.
“Sevgi,çocuğa hissettirilmeli ve çocuk sevgi ile beslenmelidir.”*

® jacii
* Mesude Atay
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
29/10/2007 · Kategori: isitme
İnsan hayatının büyük bir kısmı, kendisine iletilen soruları yanıtlamakla geçer...
Bazen mantıklı,bazen gelişigüzel yanıtlar...
"En çok anneni mi,babanı mı seviyorsun?"
Bizim nesil ya annesini ya da babasını çok seven nesildi.
Şimdikiler harika;
"Her ikisini de çok seviyoruuuumm" diyorlar..
Çocukları bunaltmaktan hoşlandığımız sorulardan biri de;
"Büyüyünce ne olacaksın" sorusu..
"Doktor olacağım tabii ki,
Bilgisayar mühendisi olacağım tabii ki..."
Ne yazık ki her nesilde yanıtlar aynı süregelmekte...İçinden biri çıkıp da
ben yazar olacağım,ressam olacağım,basketçi olacağım demez...
Oysa meslek seçimi sancılı bir süreçtir.İnsan birşeye karar verdiyse hayatını da o yönde ilerletmeye başlar.Yüzlerce meslek dalının bulunduğu ülkemizde seçilen branşlar genelde yeteneğe ve başarıya göre değil de,aile ısrarına ve kişisel
faktörlere dayanır...
Hangi mesleği yapacağımız kararını verdiğimiz yıllarda en çok kardeşime
takmıştım kafayı..O da işitme kayıplıydı ve ne iş yapabilirdi?
"Uçak pilotu olsa,şoförler kadar riskli olmaz,yanlış durakta indirme riski
olmaz ama ya kulenin dediğini yanlış anlar da Paris'e ineceğine
Amsterdam'a inerse..."
"Öğretmen olsa, nasıl olur acaba?Yok yok olamaz öğretmen,öğrencilerin sorularını kemm kümm diye geçiştiremez"
diye binlerce mesleği sorgularken babam ona çok güzel bir yol açtı..O yolda güvenle ve başarıyla ilerledi.Mobilya&Dekorasyon bölümünü başarıyla tamamlayarak,severek yapacağı bir işe kavuştu.

Kendim için çok kafa yormadım,küçükken en çok hostes olmak isterdim...Lise yıllarında Endüstri Ürünleri Tasarımcısı olmayı çok istedim...Hepsinde de şansımı denedim ve yol bana da açıldı o zamanlar...Dosyalar arasında kaybolabileceğim,çok yoğun çalışabileceğim bir işti istediğim,bankacılıkta bunu fazlasıyla tattım...
Birşeyin gerçekleşmesini istiyorsanız,isteyin ve inanın...
Kayıplı olun ya da olmayın,meslek konusunda neyi istediğinizi iyi düşünün..
Pastacı olup harikalar yaratabilirsiniz,futbolcu olup daha iyi bir kazanç elde edebilirsiniz,fotoğrafçı olup kimsenin görmediği bir bakış açısıyla resmi mucizeye çevirebilirsiniz,bahçıvan olup toprakla haşır neşir olmanın verdiği dinginliği yakalayabilirsiniz...
İnsanların etkisinde kalmayın,yetenekleriniz ve ilginiz doğrultusunda geliştirin kendinizi...
Zaten kendinize bir yol belirlemiş iseniz gerisi çorap söküğü gibi gelir...

® roger_taylor_85
Kalıcı Bağlantı
Yorum (5)
Yorum yaz!
2/9/2007 · Kategori: isitme

® sabah
Filiz Akın zaten bir yıldız,gözlerine baktığınızda yüreğindeki ışığı ve yıldızları görebildiğiniz bir melek...
Bu sene Starkey kampanyayı devam ettiriyor."Türkiye’de İşitmeyen Çocuk Kalmasın" kampanyası ile geçen yıl 1000 çocuğa işitme cihazı verilmişti.


® James Coats
Bu yıl ise kampanya ismi değişmiş ve "Türkiye'de Duymayan Kalmasın " diye değiştirerek tekrar gönüllerimizi fethettiler.
Cihazlar verilirken en güzel kısmı NBA takımı Minnesota-Timberwolves 6 Ekim'de Efes Pilsen maçı öncesinde işitme cihazlarını kendi elleriyle işitme kayıplılara takacak olması...Ben bile orada olmayı isterdim.

® Guy the light
Başvurularınız için Starkey 'in sitesine bakabilir ya da telefon ile görüşebiliyorsanız 0212 230 45 32 ya da ücretsiz danışma hattı 0800 211 60 72 'nı 20 Eylül'e kadar arayarak başvurabilirsiniz..
Teşekkürler Filiz Akın,
Teşekkürler Starkey...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
15/6/2007 · Kategori: isitme

ø mikefranklin
Dünyadaki sesleri her türlü dinleyebilirsiniz.1 sn içinde yüzbinlerce ses aynı anda işitiliyor/duyuluyor...
Kalabalık bir yerde araba sesi,satıcıların sesi,müzik sesi,motor sesi,tv sesi,buzdolabı sesi gibi yüzlerce sesi aynı anda duyarız.

ø :R.e.a.s.o.n:
Evimizde ,sessiz bir ortamda , uzanmış gözkapaklarımızı dinlendirdiğimizi hayal edelim.O an bile değişik sesler duyarız.Ağaçta öten kuşların sesi,yan taraftaki inşaatın sesi,asansör sesi gibi sesler yine peşimizi bırakmaz.
Tüm bunların yanında gizemli sesler de vardır...
Gizemli evet...
Kimini sıkan boğan,kimine de huzur veren gizemli sesler.Yo yo sizi korkutmuyorum,tanıdık bir olay bu...
Buldunuz mu?
Evet kulak çınlaması...
İşitme kayıplıların ve birçok hastaların en çok şikayet ettikleri şeydir kulak çınlaması...Tedavisi vardır belki ama bu sefer içtiğiniz hapların yan etkisi çabuk görülür bünyenizde.O yüzden kulak çınlaması ile yaşamaya alışırız.
Benim kulak çınlama melodilerimi sunayım sizlere :)
Beni en çok çocuk ağlama sesi üzer,"yapma yavrum ağlama kim ağlattı " seni böyle derim içimden...Bugün şiddetli uğultu var...
En çok ezan sesi rahatlatır beni...En çok onu duymayı özlüyorum çınlamalarım arasında...
Ya siz? Gizemli sesleriniz var mı?

ø giamarie
Kalıcı Bağlantı
Yorum (9)
Yorum yaz!
9/3/2007 · Kategori: isitme



Salı pazarındaki satıcılar gibi bağırıyor tüm reklamlar.Bankalar ortaya çıkıp göbek atıyor resmen..Maximum 12 taksit,card finans taksit atlat,ford Araba al 6 ay sonra kredini ödemeye başla,Kosla’ya bak herşeyi foss temizliyor,çocuklarınıza amaze yedirin okulda birinci olsun.Yiyeceklerin,kartların,temizlik ürünlerin herşeyin bir avantajı var...wayyy süper...
Ee şimdi de işitme kayıplı olmanın avantajlarını sıralayayım ben size müsaaadededenizle J
1-İstiklal Cd’de veya Bağdat cd.de gezenler arasında en rahat dolaşan bizleriz,ne laf atanları duyarız,ne garip~tuhaf gaz seslerini..
2-Kullandığıımız piller maximum 15 günlük olduğu için olur olmaz yerde bitebilirler,ee pilimiz bitince koşa koşa çarşıya çıkar hem pilimizi alır,hem doya doya alışveriş yaparız.Yoksa çıkmak,gezmek nereyee zaman mı var J
3- Hiçbir şeyin gerisinde kalmayız.Son çıkan müzikleri,eski şarkıları google’dan hemen bulur sözlerini ezberleriz.Şarkılara ilk eşlik eden bizler oluruz... (Ben radyo sevmem , o ayrı J )
4- Ağız kavgalarının yaşandığı,her kafadan bin sesin çıktığı yerlerde,tribünlerde,sokaklarda,dolmuşlarda,lokantalarda,canımız istediği zaman cihazımızı tık kapatırız anında huzura kavuşuruz
5-İnatçı ve kararlı isek,üniversite okur,yetmez master yapar,yetmez iş hayatında yöneticiliğe oynarız.
6-Dudak okuma kabiliyetimiz geliştiğinden,dudak okuyamadığımız durumlarda anlamadıklarımızı aklımızdan boşluk doldurma oynarız.Beynimiz cimnastikten cimnastiğe koşar J
7- Uyduruk televolelere,sinir bozan yarı çıplaklı yarışmalara rağbet etmeyiz.Altyazılı cnbc-e de en kaliteli filmlerle zamanımızı değerlendirir kaliteli insan oluruz J
Dezavantajları; YOK J / Yaşayan varsa buraya yazalım J
Resimler için çok teşekkürler ; drmurat13 ; BoraUludag ;erkan21 ; pixpix
Kalıcı Bağlantı
Yorum (20)
Yorum yaz!
21/2/2007 · Kategori: isitme
Anne - Delfina bu yaptığın sana yakışıyor mu hiç? Hani yemek seçmeyecektin artık?
Delfina - ......
Anne - Ama yemek yemezsen nasıl büyüyeceksin,küçücük mü kalmak istiyorsun kızım?
Delfina - ... ( Başını önüne eğmiştir ve sessizce dinlemektedir )

Anne - Hem bunu bulamayanlar da var,bir dilim ekmeğe hasret çocuklar var kızım yaa. bla bla bla bla....
Delfina - ...... ( Hala tepkisizdir )
Anne - Neden cevap vermiyorsun Delfinacımmm
Delfina - .... ( Birden gülme krizine giren Delfina,usulca kapattığı cihazını açar.)
-- Efendim annecim,birşey mi anlatıyordun :)

¢ All pict from; -gadgetgirl-'s , Kazze
Kalıcı Bağlantı
Yorum (3)
Yorum yaz!
16/2/2007 · Kategori: isitme
Başlığa bakınca işitme kayıplı ya da engellilerin hep "uyuduğu" sanılabilir ama burada anlatmak istediğim mevzu farklı...
Günümüzün dünyasında insanlar çok çalışıyorlar, yoruluyorlar, gece geç vakte kadar uyanık kalmak ve daha kötüsü işe/okula yetişebilmek için sabah da erkenden kalkmak zorunda kalıyorlar. Erken kalkmak için ne yapıyoruz, ya annemize söylüyoruz, o bizi tam istediğimiz saatte mutlaka uyandırıyor veya saatimizin veya cep telefonumuzun alarmını kurup onun sinyaliyle uyanıyoruz. İşte, işitme kayıplı veya engelliler için sorun da tam bu noktada başlıyor. Uyurken işitme cihazları çıkarıldığı için, saatin veya cep telefonunun alarmını duymak maalesef mümkün olmuyor...
Ama teknoloji sağolsun, bazı firmalar bu konuda işitme kayıplıların işine yarayacak bir yardımcı araç geliştirmişler. Cihazın bir ucunu saate bağlıyorsunuz veya kendi üzerinde saati olan modeller de var. Diğer ucunu ise yatağınızın şiltesinin veya yastığınızın altına yerleştiriyorsunuz. Tam çalmasını istediğiniz saatte yatağınızı güçlü bir şekilde titreterek sizi uyandırıyor. İşin iyisi siz uyanıp alarmı kapatıncaya kadar da sizi "titretmeye" son vermiyor!
Ve bir müjde... Genellikle böyle yararlı araç-gereçler nedense ülkemize pek gelmez ama bu alet Türkiye'de de satılıyor: Phonak İşitme Cihazlarının da Türkiye mümessili olan Duysel firmasının merkezlerinde bulabilirsiniz.
Daha geniş bilgi için bkz.
http://www.duysel.com.tr/be1340.html ve
http://www.duysel.com.tr/be1270.html
Yazan ; Wise
Kalıcı Bağlantı
Yorum (2)
Yorum yaz!
« Önceki :: Sonraki »