Sesler dedik...Ses çeşitleri ile başımız döndü :) Ama en güzel seslerin neler olduğunu da anladık...İşitmek duymak o kadar önemli değil işte bazen en güzel notanın yüreğe dokunuşu yeter insanı mutlu etmeye..
Kokular....

ø liewy
Sesler kadar kokular da ruhumuzun seyrini kolayca değiştirir...Mesela yanık yemek kokusu benim canımı sıkar ama dolabı açtığımda burnuma gelen kahve kokusu herşeyi unutturur...
Şöyle bir düşününce ne çok koku var.
Lavanta kokusu,Çam ağacının kokusu,Kahve kokusu,Mazot kokusu,Parfüm,Toprak kokusu,Bebek kokusu,Kağıt kokusu,Çilek kokusu,Çay kokusu....
Kokular hakkında yazılan düzinelerce kitap var.Parfüm üreticilerinin koklamak zorunda kaldıkları binlerce ağaç,çiçek gibi nesnelerden edindikleri deneyimler...Koku konusunda fobisi olan insanların yazdığı kitaplar...Daha bir çok...
Ama benim en sevdiğim koku nedir biliyor musunuz?
Zeytinyağı kokusu...
Lagina girişi insanı büyüler...Tüm çektiğiniz gurbet acısı,özlem ve hasretler girişte yok olur...Zeytinyağı fabrikaları selamlar sizi...Hele kış ise mevsim , o hummalı çalışmayla büyülenir insan...İnsanlar sırtlarında zeytin çuvalını taşırlar değirmene...Taş değirmende sıktırılan zeytinlerin en güzeli Lagina'dadır....Misafirlerim kahvaltıya koyduğum iri zeytinleri görünce inanamazlar."Biz böylesini görmedik" diye..."Babam hazırladı hepsini " derim büyük bir sevinçle...

ø timstarkey
Lagina zeytininin tadı da kokusu da başkadır...
Zeytin güzeldir,şifadır,yaşama sevincidir....

ø jsp
Kalıcı Bağlantı
Yorum (2)
Yorum yaz!

¢ihva
İlyas Efendi ovadan topladığı zeytinleri sıktırmış, 3 ton zeytinyağı elde etmişti.Gün boyunca saatler boyu ayakta kalmış olmasına rağmen yorgunluk hissetmiyordu.Kışın gelmesini iple çeker bir an önce zeytin işlerine başlardı.Silkici ve toplayıcılara iyi bir yevmiye ödeyerek tez zamanda bitirmişti işini...
Hava kararmış , soğuk iyice bastırmıştı.Lagina’da kışlar kuru soğuk geçtiğinden akşamları dışarıya fazla çıkılmazdı.İlyas Bey zeytinyağı fabrikası dönüşünde görkemli konağın kapısını tıklatır.Kendisine düşen payı almadan ilk hediyesini
Çok sevdiği dostu Osman Bey’e verecektir.Konak sahibi Osman Bey şöminenin başında kahvesini son kez yudumlarken bir yandan da dalgın dalgın düşünüyordu..
“İlyas Efendi hoşgeldin” diyerek ayağa kalkar.
“Küçük hediyemi kabul buyurunuz,zeytinyağımı ilk size hediye etmek istedim” der İlyas Bey.
Osman Bey çok duygulanır ve hizmetçisine yorgun olan İlyas Bey’e sıcak tarhana çorbasından getirmesini söyler.
“Lagina antik kentinde beni heyecanlandıran birşey var İlyas Efendi. 3 gündür kazıya gidiyorum çıkan eserleri görmelisin” der.
“Daha önce buranın değerini hiçbirimiz farkedememişiz Osman Bey , iyi ki geldiniz ve yerleştiniz beldemize “ der İlyas Bey...
Şöminedeki yaş ağaçların çıtır çıtır yanışı ile ortalık kısa bir sessizliğe gömülür.İlyas Bey ertesi günü kendisiyle kazıya geleceğini söyleyerek izin ister.
Osman Bey yalnız kalmıştır yine.Koca konakta yaşamasını sağlayabilen en büyük etken Lagina halkının sıcaklığı ve misafirperverliğidir.2 yıl yaşadıktan sonra ayrılır ve İstanbul'a gelir.17 yıl boyunca aralıklarla kopamadığı Lagina’yı ziyaret eder.
Bir ziyaretinde ölüm döşeğindeki İlyas Bey’e gider hemen. “Geçmiş olsun kadim dostum,sizi böyle görmek çok üzücü,hakkınızı helal ediniz”der...
İlyas Bey ise “Helal olsun Osman Bey .Dün gece sizi gördüm rüyamda ,ben göremeyeceğim ama yakın zamanda yıldızlara ulaşan bir üne kavuşacaksınız , herkes sizden bahsedecek...”
Ve aradan 5 yıl geçer Osman Bey Lagina'daki konağında yapmaya başladığı “Kaplumbağa Terbiyecisi” ni bitirir ve dünyaca ünlü bir ressam olur.
Osman Hamdi Bey’in kopamadığı Konak bugünlerde ilk kez restore ediliyor.Konak eski hatıraları,anıları,sevinç ve gözyaşları ile sevenlerini bekliyor...
¢ Delfina

¢ vikipedi
Kalıcı Bağlantı
Yorum (4)
Yorum yaz!