Hayatın Ritmini Bilgi ile Duyalım...

Resimlerin düşündürdükleri...

21/11/2007 · Kategori: Hayat


En sevdiğim şeylerden biridir...

Uzun uzun resimlere bakmak...

Kitap okumaktan,ev işi yapmaktan,tv seyretmekten sıkıldıysam ya da yapacak birşey bulamıyorsam,resimlere dalıp gitmeyi pek severim...En sevdiğim çizerlerden Dağıstan Çetinkaya'nın çizimlerini merakla bekler,heyecanla açarım sayfaları...

Baktıkça düşündüren,düşündükçe kelimeler dünyasında kaybolmayı sağlayan bu güzel resimler gibi çizebilmek benim içim imkansızdır...Başkalarının başarıları karşısında inanılmaz mutlu oluşum,sevinişim eksik kalan yeteneklerimi tatmine yetiyor..Kimse dört dörtlük olamaz ya öyle değil mi? 


geceyi düsleriz gündüzken,
geceyken de gündüzü,
yitirebileceklerimiz yitiktir
onlardan uzaktayken ama
özleriz, döneriz yeniden
yitirmeden
yitirebileceklerimizi
yitiremediklerimize.
(oruc aruoba)



Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Connie Talbot ve Delfina

16/11/2007 · Kategori: Hayat

 

Paul Potts videolarını izlerken bir de baktım ki küçük şirin bir kız…

 

Connie Talbot şekeri…

 

 

Sesinin güzelliği bir yana, onu gördüğümde beni en çok mutlu eden şey; bu küçük şirin kızın Delfina’nın küçüklüğü ile tıpatıp olmasıydı…

 

Saçları,gülümsemesi nasıl da benziyordu bana…

 

Güleç insanların bu kadar sevilmesi, gülerken etrafa yaydıkları pozitif enerjiden…

 

Connie Talbot sen hep mutlu kal,Delfina gibi..

 

Tamam mı?

 

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

Hayır demeyeceğinizi biliyordumm..İşte kahveniz../ Bölüm II

9/11/2007 · Kategori: Hayat


Arkadaşlar kavrulan kahve taneleri taş ,tahta veya metal havanlarda öğütülüyor ve öğütülmüş kahve  fincan içinde pişiriliyor..veee eğer İzmir’de Kızlar ağasında içiyorsanız yanına minik minik lokumda koyuyorlar..Şimdilerde damla sakızlısı da var...Oda enfes..Kahvenin özelliği koyu kıvamlı olması ve ağır ağır fincan içinde piştiği içinde lezzetlinin diğerlerinden açık ara önde olması...

Şimdi başlıyorum...


Misafirlerimi tanıyorsunuz zaten..emektar Delfinacığım ve vefasız Wise bey....


Kendisi siteye uğramaz olduğu gibi (ne yazı ne yorum) hatrımızı da sormaz  oldu..Kendisi kayıp!!!!.Bende dedim ki bir kahvenin kırk yıl hatırı varmış..Güzel bir kahve yapayım kendilerini davet edip şöyle bir iç dökeyim:))


Ama önce size kahveyi anlatıp wise bey ve delfina ile sohbetimizi de yarın aktarayım istedim...

Yapılışı:

Kişi adetince cezveye fincan ile su koyuyoruz..

Şekeri isteği göre ayarlıyoruz. (az şekerli için yarım çay kaşığı, orta şekerli 1 kaşık, çok şekerli için 1.5 kaşık şeker veya şekersiz)

Bol köpüklü olması için kısık ateşte ilk karıştırmadan sonra ellemeden sabırla pişirmeniz gerekli...

Kişi adetince tepeleme 1,5 çay kaşığı kahve konur..

suyumuz,şekerimiz ve kahvemizi bir güzel karıştırdıktan sonra kısık ateşte bekliyoruz..

Öyle 5 dk pişsin diye altını açmak yok..

Kahve işi keyif işi..15 dk bekleyeceğiz..

Kahve kabarmaya başlayınca kaynamasına müsaade etmeden ateşten çekiyor ve bu işlemi 2 -3 kez tekrarlıyoruz.


Birden fazla fincan varsa hepsi yarısına kadar doldurup köpükleri paylaştırıyoruz..

Kalan kahveyi de cezvede bir kez daha kaynattıktan sonra fincanların üstüne tamamlayıp en köpüklü olanı en önemli misafirinize ikram ediyor,köpüğü az kaçanı çaktırmadan kendinize ayırıyorsunuz:))


Kahveyi ikram ederken suyu ihmal etmiyoruz arkadaşlar..ama sanıldığı gibi su kahveden sonra değil önce içiliyor..Kahveyi sevenler bilirler.... Su  kahvenin tadına daha iyi varabilmek için önceden içilir.. Ağızdaki diğer tatlar yok edilsin istenir...

Afiyet olsun demeden önce arkadaşlar önemli bir kısım daha var nasıl içeceğiniz:)

Şöyle rahatça arkanıza yaslanacaksınız...Höpürdeterek bir yudum alıp ohhh diyeceksiniz..Adetten arkadaşlar..ben uydurmuyorum..sonra şöyle ağzınızı büzüp açıp dilinizi şaplatıp lezzetini aldığınızı hissettireceksiniz...

E sonrada Bahar’cığımızın eline sağlık deyip onore etmeyi ihmal etmeyeceksiniz!!..:)

Afiyet olsun dileklerimle,

Sevgiler,

Bahar’cığınız









Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

Bizimle "dibek kahvesi" içmeye ne dersiniz?? / Bölüm I

8/11/2007 · Kategori: Hayat

  (Konuk Yazarımız Bahar Hn.dan )


Sizlere kahve yapmasını öğreteceğim arkadaşlar...:)


Aaa öyle hafife almayın..Onu da yapmakta ne var demeyin..


Bu kek gibi bişi..Tatlı yapmaya başlayan genç kızlara ilk kek yapması öğretilir.Aynı hamur,aynı tarif hiç kimse bir diğerinin kekini tutturamaz..Mesela bendenizin elinde onlarca çeşit kek tarifi olmasına rağmen şöyle çok kabarık bir kek yapabilmişliğim yoktur..Tadı her zaman güzeldir..gerçekten...hatta süper olduğunu düşünenler bile var...Kabarma meselesini de fırına kabahat buluyoruz oluyo bitiyo..


Şimdi bizim kahvelerde tutmazsa hemencik kahveyi suçlar kesin bayattı deriz olur biter:)))


Neyse...


Malzemeler:




1-Kahve fincanı


Evinizdeki en güzel kahve fincanlarını çıkarıyorsunuz..


Benimkiler çiçekli..Ama isterseniz klasik takımlarım falan da var..


Kahveyi nadiren içmeme rağmen 3 çeşit fincan takımım var..Bu da enteresan..


Kadınlar işte..Mutfak eşyalarına bayılırız :)


En güzel tepsimi de çıkarayım..İçine de annemim nadide dantelini sereyim..Danteli sevmem ama kabul edelim tepside ve  havlu kenarında güzel duruyor..:)


Hem bu özel yapım..Anneciğim bahar’cığı için ördü..Kurdelalı falan..Biliyo kızı farklı olsun ister:)


2-Su


Özellikle soğuk olmalı...


3-Şeker


Toz şeker tercihim:)



4-Cezve


Ama özellikle bakır olsun:)


Bu arada bakır cezvenin içi kalaylı olduğu için tahta veya plastik kaşık kullanmalısınız...

Metal kaşık içine zarar veriyor ve mazallah zehirleyebiliyor..

Aman canım şimdi tahta çay kaşığını nereden bulalım diyorsanız benim

gibi dikkatli dikkatli karıştırın arkadaşlar:)


5-veeeeeeee kahve.

Bilmeyenleri “dibek kahve” ile tanıştıracağım...


Ne zaman mı?


Yarın....



Kalıcı Bağlantı Yorum (6) Yorum yaz!

Show ister misiniz?

31/10/2007 · Kategori: Hayat


Resmi ilk gördüğümde inanamadım,photoshop mu değil mi diye defalarca baktım...

 

Bu nasıl meslek aşkıdır böyle anlayamadım...

Dizlerimin bağı çözüldü ekran başında...

Gelin seyredelim bir daha;


 

900 metre yükseklikten..

Sol eline kıstırdığı malzemelerle atlıyor

ve atladı...

 

             ® Hans van de Vorst's

 

 

 

 

 


Kalıcı Bağlantı Yorum (6) Yorum yaz!

Hurmalı şekerlemeler ve Bayram Tebriği

11/10/2007 · Kategori: Hayat


Bayram çoğu insan için coşku,neşe ve mutluluk demektir.Çoğu insan için ise,kafa dinlemek için uzaklara kaçmak,tatil yapabilmek,dinlenmek demektir.



Bana göre bayram;kalabalık demektir.Akraba,eş~dost arasında boğulmadan coşmak,sonsuzca mutlu olabilmektir.



Herkese şeker tadında bayram diliyorum...


Hurmalı Şekerlemeler



Malzemeler;

250 gr hurma,

2.5 çay bardağı yulaf ezmesi,

1 çay bardağı dövülmüş ceviz,

2 yemek kaşığı bal,

30 gr tereyağı,

1 poşet Dr.Oetker Limon aromalı sos   ( yerine limon kabuğu kullanılabilir )


Üzeri için; 80 gr beyaz çikolata,

               40 gr bitter çikolata.


Hazırlanışı;


Hurmaların çekirdeklerini çıkarıp minik minik doğrayın.Yulaf ezmesi,dövülmüş ceviz,bal ve tereyağını ilave edin.Tarifine göre hazırlanmış limon aromalı sostan da 3 yemek kaşığı ekleyip iyice yoğurun.Yarım saat dinlenmesini sağlayın.Karışımdan ceviz büyüklüğünde parçalar alın ve küçük silindir şeklini verin.Beyaz çikolatayı benmari yöntemi eritin.Şekerlemelerin yarısını beyaz çikolataya batırın.Bitter çikolatayı da eritip yağlı kağıttan hazırladığınız huniye doldurun.Ucunu makasla kesip şekerlemelerin üzerine sıkın.



Tarif için Dr.Oetker'e teşekkürler...







Kalıcı Bağlantı Yorum (7) Yorum yaz!

Neden Kadir ?

8/10/2007 · Kategori: Hayat

 

69

 

Benim dünyalar tatlısı oğlumun adı Kadir.

 

Bu gece için en çok o seviniyor; "İsmim; hem Allah'ın isimlerinde,hem Kadir Gecesinde ,hem de Kadir Suresinde geçiyor" dedi bu sabah...11 yaşındaki bir çocuğun, hepsine dikkat etmiş olması ne güzel...

 

Bu güzel gece için herşeyden önce Yüce Allah'ın hepimizin günahlarını,kusurlarını,hatalarını ve yanlışlarını bağışlamasını diliyorum...Bundan sonraki ömrümüzün cennet güzeliğinde geçmesini diliyorum hepimiz için...

 

Bu gece yapacak çok ibadet var,haydi gafletten uyanalım hepimiz...

 

Kadir geceniz,berrak gecelerden berraklıklar yağdırsın yüreğinize,yüreğimize...

Huzur dolsun ömrümüz her daim...

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (7) Yorum yaz!

Sadeliği sevenler,sade yaşayanlar...

26/9/2007 · Kategori: Hayat

 

Autoroute*

® imapix

 

 

 

Yılmaz Özdil yazılarıyla günüme keyif katan,köhnemiş beyin loblarımı

devreye sokan,kısa ve öz anlatımı ile kendine bağlayan bir yazar...

 

Acaba o da benim gibi soyadını çok sevip hayatını buna göre adapte edenlerden mi?

O yüzden mi çok seviliyor ,o yüzden mi sıcak,samimi ve içten...

 

Özdil soyadı gibi kısa ve öz yazmakla kalmıyor,kelimeler nasıl kullanılırmış okuyucularına ve yazar olmak isteyenlere ilham oluyor...

 

 

Traffic police

® Wam Mosely

 

 

Ramazan'ın ilk günü yolda açtığı iftarı anlatan yazısına bayıldım bayıldım...

 

Mobil iftar çadırı açılsın diye espri geçmişti,Kızılay kalkmış hurma ve su dağıtmaya başlamış.

 

Bizim ülke garip yaa,anlatan çok güzel anlıyor da,anlamak istemeyen niye zorlanıyor bu kadar onu bilmiyorum.

 

Oysa adamcağız kısa ve öz anlatıyor yaw..

 

 

İlk İftar

 

AİLE geleneğidir bizde.

İlk iftarda, herkes sofrada olur... "İşim uzadı, arkadaşlarla iftar edeceğiz" falan yok. Kural kesin. Herkes evde olacak.

Bastım marşa...

Saat 17.50...

Güneşli'den Göztepe'ye 32 kilometre yolum, topun patlamasına 1 saat 38 dakika vaktim var. Hanım pide istedi, 10 dakikada onu alsak, 1 saat 28 dakika.

*

Gözüm yolda, kulağım radyoda, haberleri dinliyorum... Spiker anlatıyor, "Cumhurbaşkanı, kazayla su içti!"

Sezer içince, saygısız.

Gül içince, kaza!

Saat 18.05...

Ataköy'ün yanında duruyoruz.

Trafik de ramazan dolayısıyla niyetli... Ama "kötü niyetli..." Adım adım!

Gecikir miyiz dersin?

Yok canım, o kadar da değil, bozma kalbini, spiker başka habere geçti, onu dinle... Şişli Belediyesi bin kişilik iftar çadırını, 2 bin 500 kişiye çıkarmış; Ermeni Patriği Mutafyan da oradaymış... Bu yıl 1.5 milyon kişi çadırda iftar yapacakmış.

Sevmeyiz gösterişi!

Bu gidişle statlarda yapacağız iftarı.

18.12...

Ben tam, statlarda iftar nasıl olur acaba diye düşünürken, öbür haber... "Emre, basın tribününe geçirdik işareti yaptı!"

Namazında niyazında çocuktur... Ahlaklı!

Neyse, onu yarın yazarız.

18.37...

Merter'de dinliyorum... "Bir hafta önce faiz indirimi yok diyen Merkez Bankası, sürpriz şekilde faiz indirdi..."

Normal.

IMF heyeti anca dün geldi... Bağımsızdır bizim Merkez, kimseyi dinlemez!

19.10...

Haliç'teyim. Hálá. Küfür etsem, alacağımız sevap da gidecek. Sabır.

19.28... Ezan.

Direksiyondayım!

İnsan yanına bisküvi misküvi alır di mi... İstanbul'da yaşadığını unutursan, olacağı bu!

Aç bakalım şimdi orucunu sigarayla.

19.29...

Bakıyorum etrafıma...

İlaç için bir tane satıcı yok. Lazım olmadığı zaman arabanın önüne yatarlar cep telefonu kulaklığı satmak için, bir şişe su lazım olduğu zaman ara ki, bulasın...

19.32...

Patrik çorbadan tavuğa geçti, ben Çağlayan'dan Mecidiyeköy'e geçemedim.

19.37...

Berlin'de top patladı!

Şaka şaka... Saat farkı var Allah'tan. Teselli.

19.43...

- Birader baksana.

- Buyur abi.

- Ne satıyorsun?

- Şarj aleti.

- Yenir mi?

- Anlamadım abi...

- Boşver kardeşim, boşver, asabım bozuk.

19.50...

Bana sorarsanız, statlardan önce, köprü girişlerine mobil iftar çadırları kurulmalı... Ya da iftar otobüsü filan... Veya, OGS'ye çorba çeşmesi takılmalı... Geçerken uzatacaksın bardağı, mercimek akacak!

Tansiyonum mu düştü, nedir...

19.55...

İşte o adam! Dünyanın en güzel insanı... Káğıt helvacı!

- Gel koçum, koş...

- Kaç tane abi?

- 8 tane ver...

6'sını rahat yerim, 2'sini de pide bekleyen hanıma götürürüm artık.

20.00...

Köprüyü geçiyorum. Nihayet. Patrik de güllaca geçmiştir herhalde.

20.10...

2 saat 20 dakika oldu.

Belim ağrıyor, bir daha da bedava verseler bile káğıt helva yemem, midem kalktı... Haberler devam ediyor, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, umre için Mekke'de..." Ne güzel! Ben, Fenerbahçe Stadı'nın yanındayım. Başkan buraya, yumruk havaya!

20.17...

Evdeyim. Şükür. Hanım isyan tabii.. Malum, ne kadar şirinlik yaparsan yap, káğıt helvadan pide olmuyor! Atıyorum zeytini ağzıma... Yazıyorum.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

Hangisi daha güzel?

23/9/2007 · Kategori: Hayat


Önümüze çıkan yollar farklı....
Ağladığımız gözler farklı,sevdiğimiz yürekler farklı...
Acaba kaç kişi neyi seviyor?
Fark o kadar çok mu?



 1 - Hangisinde yaşamak daha güzel ve dinlendirici?

 

 

                        ®R.Motti   

 

köy

                       ®ayşegül

 

 

2 - Modern bir ev mi yoksa enfes bir köy evi mi daha huzurlu görünür?

 

 

  

                        ® exteriorencounters             

 

4:3

                       ® orhan okay

 

 

 

3- Hangi çocuk daha mutlu?

 

 

through the looking glass                 

                       ®TommyOshima            

 

 

  

                      ® Zeynep

 

 

4- Hangisindeki yemekler daha leziz,daha sağlıklı ve daha enfestir?

 

Joepomata Kitchen #2

                      ® valpopando

 

 

h o s g e l d i n

               ® zeynep

 

 

 

 



Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

Mavi Yeşil Güveli Çubuk Kraker

20/9/2007 · Kategori: Hayat

 

 

Mavi Yeşil çubuk krakerinden aldım 3-5 paket,

bir de ne göreyim,

güvelenmiş içi...

Aman Allah'ım gözlerime inanamadım,farkında olmasak güveleri bir güzel yiyeceğiz...

Ülker böyle birşeyi nasıl yapar?

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (7) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »