Yağmur sonrası gelen canlı ve temiz hava sokakta oynayan çocukları yerinde durdurmuyordu...
Yağmurluk,bot gibi nesnelerin pek bilinmediği bu güzel yıllarda çocukların oyun yaratma kapasitesi görülmeye değerdi...
Ayşe Dudu teyze yola bakan pencereden çocukları seyrediyordu...Sobanın üzerinde ısınan ev ekmeği kokusu mahalleye yayılıyordu...
"Çocuklar soğuk dinlemiyorlar,şu neşelerine bak beyy" diye seslendi...
Camı açtı " Delfina elindeki ne yavrum" dedi...
Delfina'nın keyfi yerinde ya , kendini de kaptırmış hiçbir şeyi duymuyordu.Kuzeni Ferda "Delfina bak babannem ne yapıyorsun diye soruyor " dedi...
" Babaanne merak etme yaa,çamurla oynuyoruuumm "
"Ahh kızım üstün başın batacak yine,hava da soğuk gel hadi eve”
Müezzinler mahallesinin çocukları en çok çamurla oynamayı severdi…Bir de bisikletten düşüp düşüp bacakları yaralayıp berelemeye..
Baktı ki babannesi kızacak öteki çocuklara seslendi Delfina;
“Ferda abla,ayşee,ufuk,sezgiiinnn hadi yıldızgilin evine gidelim”
İnşaatı bitmek üzere olan bu ev ne güzeldi…İç fayanslar tamamlanmış sadece kapıları takılmamıştı…Bir kova çamurla eve girdiler,kimisi koltuk yaptı kimisi ağaç… 2 saat boyunca ortaya çıkan nesnelerle tiyatro oynadılar..Sonra da açlıktan ölmeyelim diye evlerine koştular…
Mutlu bir şekilde…
Kavgasız ve barış içinde…
Hayalleri geniş,mutlulukları sonsuzdu çocukların…
80’ler "mutlu çocuklar" çağıydı…
P.S; Thanks for all pictures; k9k ; Andy100 ; Gary ; amanda

