
Resimden hiç anlamam…
Boyalar,fırçalar beni hiç cezbetmez…
Resim hakkında yorum yapmayı da bilemem…
En kötü çizilmiş resimde mutluluk varsa bile gözüme güzel gelebilir…
Ama bu tablolarda beni çeken bir şey var…Resimlerin özelliği,güzelliği ya da ünlü oluşu değil,
Frida Kahlo’nun etekleri…
Evet o güzelim birbirinden uzun etekler…
Demek ki insan kendi tarzını ve kararlığını ancak kendisi verebilir…Belki de buna sebep olan yaşadıkları ve yaşıyor olduklarıdır.Ama sonuçta bir tarza bağlı olup mutlulukla yaşayabilmek ne güzeldir....
Yaşadığı zamana göre giyim tarzı oldukça farklı onun.Uzun etekler giymesinin nedeni her ne kadar bir bacağı diğerinden ince olmasından kaynaklanıyor olsa da,Frida bunu belli etmeyerek hayattaki tutunma modeli ile örnek bir hayat yaşamış.

19 yaşında geçirdiği feci trafik kazasından bir yıl sonra yürümeye başlaması azmin ve hayata bağlılığın sayesindedir.Uzun eteklerin en yakıştığı kişi; Kahlo diyebilirim.Acı ve ıstıraplarla dolu hayatına inat,eteklerini savura savura hayatı umursamazca yaşamıştır.
"başıma gelen en iyi şey acı çekmeye alışmaya başlamam" diyebilen kaç kişiyi tanıyorsunuz?
Yaşanılan onca şeye rağmen alnı dik ve kendinden emin yaşayabilen insanlar,farkında olmadan başkalarına da yaşama sevinci veriyorlar.
"pies para qué los quiero si tengo alos par volar"
"ayaklar, uçmak için kanatlarım varken sizi neden arayayım ?"
