
Güneş kızıl ışıklarını Gökbel dağının sırtına vurarak usulca batmaktaydı...

Ortaya çıkan enfes görüntüyü delfina çatı katındaki odasından seyrediyordu...camı açtı kurukümes dağına daldı gitti...bir yandan teypte belinda carlise'in "ah la luna" çalıyordu...
kurukümes dağı oldukça gizemliydi Lagina çocukları ve gençleri için...oraya ulaşmak ve keşfetmek oldukça zordu...eğer baba veya dede gitmişse yüzlerce kez anlattırılır , her seferinde ilk kez dinliyormuşcasına dizüstü oturulur ve hayretle dinlenirdi...hem ne güzel anlatırlardı...ne sabırlı insanlar oranın insanları...
o gün sıradan bir gün değildi...
seçim için büyükler ilkokula oylarını kullanmaya gitmişler ve tüm kasaba halkı heyecan içinde yeni belediye başkanının kim olacağının sonucunu bekliyordu...
ve delfina bir sürü hayale kapılıp gitmişti...
delfina o akşam , Lagina'nın bambaşka yer olacağını,çocuklar için parklar açılacağını,tüm ailelerin rahatlıkla oturabileceği çay bahçelerinin olacağını, 2 okulda çocuklar için en azından 2 salıncak yapılabileceğini,kocaman belediye sinema salonunun artık aktif olup film gösterimleri olacağını,köy pazarı yerine çeki düzen verileceğini,hamam diye duran o tarihi binanın işletileceğini,tadına doyum olmayan zeytin ve zeytinyağının satışının köy halkının kar edeceği şekilde büyük yatırımlar yapılacağını,Lagina antik kente tursitlerin akın edeceğini,

yeni otellerin açılıp tüm dünyanın lagina'dan bahsedeceğini,çocukların turistler geldi diye sevinip onları evlerine yemeklere davet edeceğini ve daha bir çok hem de çok çok hayaller kurdu.
Ailesi Almanya dönüşü büyükşehirdeki evlerine yerleşmemiş sırf çocuklar mutlu olsun diye kasabaya dönmüşlerdi...kasabada çocuklar kendilerince mutluluk yaratmayı biliyorlardı...akşam olur kimse eve dönmez,sokakta 5 taş,yakan top,ip atlamaca,futbol,bisiklet gibi aktiviteler taa babalar "tavuklar bile evlerine gitti , siz de evlerinize hadi bakiim" diye seslenene kadar olanca hızıyla oynanırdı...Lagina çocukları ve gençleri mutluydu ama kasabalarının ruhu mutsuzdu...kasabaya yenilik bir türlü gelmiyordu...50 yıl önce nasılsa o zamanlar da aynıydı...
işte sonuç açıklanmış ve yeni başkan belli olmuştu...genç ve çok şeyler vaat eden başkana kasaba halkı başarılar diledi ve umutlarını eklediler...
belediye başkanı öyle şanslı idi ki tam 4 dönemdir belediye başkanlığını yürütmekte...halkının ona olan güvenini ve beklentilerini hiçe saymış olsa da yine de seçilmeye devam ediyordu...
Lagina güzel yerdi,
yeşillikleri ile cenneti hatırlatan bir yerdi...
ama kurulan hayallerin bir tanesi bile gerçekleşmedi 18 yıldır...belediye başkanı süper emekli olup gittiğinde vicdanı sızlamayacak belki ama delfina ve onun gibi düşünen gençlerin içindeki sızı hep sızlayacak..
çünkü onlar bu gelişemeyen/yenilenmeyen güzel kasabalarını terkettiler...
terkedeli yıllar oldu...
Gençler laginada kalmadı...
hayallerini hazır buldukları yerlere yerleşmiş olsalar da içlerindeki sızı hiç dinmeyecek...
bu hayallerden birini gerçekleştirebilirlerse o sızı belki rahatlayacak....
Lagina güzel yerdi...
Hala öyle...