Hayatın Ritmini Bilgi ile Duyalım...

Herkesin bir söylencesi vardır..

5/4/2007 · Kategori: Roportajlar

 

Onunla ilk , servis beklerken karşılaştım...O anki dingin yüz ifadesi "işte arkadaş olabileceğim insan bu " hissi uyandırdı.

"Merhaba ben Delfina,sizi servis beklerken görüyorum hep.Nasılsınız? Ben işitme kayıplıyım eğer anlamadığım birşey olursa garip gelmesin size."

 

İlk kez bir insana ilk anda ve rahatça söylemiştim bu cümleyi.Öyle metanetli karşıladı ki beni o andan itibaren hemen kanım kaynadı kendisine...Evet Bahar'dan bahsediyorum.7 yıla varan kardeşliğe uzanan dostluğumuzda çok şey öğrendim ondan.Bu röportajla bile yeni şeyler öğrenmeye devam ettim....

 

Etrafımızın hep özümüzü anlayabilen iyi insanlarla dolup taşması dileğimle...

 

Delfina...

 

Perfection has a cost

yinyang

 

Sevgili Bahar, hem çok güzel konuşmak,geniş kelime hazinesinden rahatlıkla farklı cümleler kurabilmek, aynı zamanda çok güzel yazmak deyince aklıma sen geliyorsun..Bu herkese kısmet olmaz.Sırrı nedir bunun?

 

Öncelikle teşekkür ederim böyle düşündüğün için....Güzel konuşmak belki 3 yaşıma kadar konuşmadığım için üzerime çok düşülmesi ve o yıllar konuşturulmam için çok çaba sarf edilmesinden olabilir mi acaba???..:))..Kelime hazinem çok geniş olmasa da kitap okumaya zaman ayırmaya çalışıyorum..Yazılana ve dinlediğim şeylere çok dikkat ediyorum..Mesela dün bir tiyatroya gittik..”Dünyanın Ortasında Bir Yer”..Gitmeyen , görmeyen varsa da özellikle tavsiye ederim..Orada diyordu ki..”Herkesin bir söylencesi vardır..”Çok hoşuma gitti..Hep öykü derdim bundan sonra söylence dicem..:).

 

Aslında yazarken ve konuşurken özellikle dikkat ederim..Yapı meselesi galiba..Çok konuşkan,girişken ve cana yakın bir insan olduğum söylenir..Hal böyle olunca sohbet kendiliğinden geliyor ama yazı tamamen içten gelen bişi...Tasviri,yazarken duygularımı olduğu gibi, cilalamadan yazmayı seviyorum..Belki sizlere de güzel gelen şey samimi olmalarıdır,edebi değil....

 

Forget-me-not

   Marja G

 

 

Peki kitaplığında en çok ne tür kitaplar bulunur? Psikoloji türü mü çoğunlukta?

 

Kitaplığımda aslında farklı türden çok fazla kitap var diyebilirim..Tarih,anı,din,roman,...vs...Son dönemde memory center diye bir merkezden haberdar olmuştum..İnsanın kendini ve çevresindeki insanları daha iyi anlayabilmesi,algılayabilmesi için  bence oradaki makalelerden istifade etmesi gerekir..O vesileyle o merkezde çalışan uzmanlara ait birçok kitap almış okumuştum..Çok faydasını gördüm..Ama psikoloji dışında genelde roman okuyorum..Anı kitapları özellikle hoşuma gidiyor...Tarih kitaplarında da Osmanlı imparatorluğunun çöküş dönemine ait yazılan romanları tercih ediyorum..Aslında onları o kadar çok okudum ki bu aralar tarz değiştirdim ve bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine D.H. Lawrence’nin Lady Chatterley ’in Sevgilisi’ni aldım..”Kadın ve erkek arasındaki yalın ilişkinin sonsuz olanaklarını ve bireyin yaşımına getireceği yenilikleri ve coşkuyu anlatıyor..ve imkansız bir aşkı..bir Lady ile koru bekçisinin tutku dolu ama imkansız sevgisini...bitince nasıl bulduğumu ayrıca yazarım..

 

Pink on the Inside..

 Cherishlovespink

 

Elimde okunmayı bekleyen birçok kitabım var..bu kitap bitince YKB yayınlarından aldığım ve birkaç aydır okunmayı bekleyen  “Ruh İkizini Arar” adlı kitaba başlıcam...Kitabın üzerinde yazan yazı beni cezbetmişti...” "... Ruhun halleri üç biçimde gelişir. Ruh ikizini arar, yanıldığını anlar ve karanlık bir tünele girer..." İçsel yolculuklarda kendi beninin izinde: "Eş"inin peşinde koşanlar. Sapa yollara girenler. Yol iz bilmeden yola çıkanlar. Yeni/den ruh bulmak isteyenler...

Her birimiz ruh ikizimizle mi yaşar gideriz bilemem ama en azından eş arayanlar için “Ruh İkizlerinin” bir yerlerde, bir şekilde karşılarına çıkmasını dilerim..Hayat galiba ancak o zaman mükemmel olabilir...diğerine yaşamak denirse birçoğumuz yaşar gideriz işte...

 

 mms0131

 

 

Anı kitaplarından sentezlediğin bir tarzın var senin.Çevrende keşke psikolog olsaymış bu kız diyenler çoktur eminim.Niye psikolog olmayı düşünmedin? Finans sektöründe seni çeken neydi?

 

Bak şimdi yarama tuz bastın..Hiç sevmediğim bir işin ve sektörün içindeyim..Hiç olmak istemediğim bir yerdeyim..Yaptığım işin beni körelttiğini düşünmüşümdür hep...

 

Çocukluğumdan beri sadece öğretmen olmayı istemiştim..Edebiyat yada tarih öğretmeni olmak..Edebiyat sevgim ortaokulda başlamıştı..Kitaplık kolundaydım..Kitaplığın kurulması ve o tüm kitapların sıralanıp içlerinin yazılmasını bizzat arkadaşlarımla yapmıştım..Orada olmak olmak beni çok memnun ederdi..O zamanlar kompozisyon yarışmaları yapılırdı..Okul birinciliklerim var..Hatta bir keresinde ilçe birincisi,il üçüncüsü olmuştum..Takdir edilmek sanırım her yaşta insan için onur verici..Öğretmenimiz öyle çok kitap tavsiye eder ve okumamızı beklerdi ki..Aslında zevkle yapsam da hepsini, öğrenci tembelliği itiraf ediyorum arada özet kitaplardan istifade ettiğimde olurdu:))

 

 

ocean glow

 iseethemoon

 

Ama yıllar geçip üniversite sınavları için tercih yapma zamanı gelince öğretmenlerimin baskısı ile doldurmuştum tercihlerimi..O zaman 18 tercih vardı ve benim sadece 2 tercihim olmuştu öğretmenlik için..Daha paralı ve kariyer yolu açık diye illa bankacı olmamı istemişti rehber öğretmenim..Manevi olarak doyum sağlamasa da en azından sosyal ve maddi imkanları ile avunduğum bir işim var..

 

Benimle konuştuklarında rahatladıklarını ve mutlu olduklarını söyleyen çok kişi var gerçekten ama aklımdan psikolog olmak hiç geçmedi itiraf edeyim..ama istersen seni dinlemeye her zaman hazırım:))  aa delfinacım senin gözlerin neden doldu...ahhh babasının gurbet kokan kuşu..ah benim güzel arkadaşım...yahu ağlama!! ne demişler "ağlama değmez hayatttt bu göz yaşlarına..." 

 

Aslında her iş kendince monoton olabiliyor çoğu zaman. Önemli olan günü yaşayabilmek...Klasik bir ev hayatı mı daha çok dinlendirir seni yoksa motor sporları gibi bir tutku mu?

 

Klasik bir hayat asla bana göre değil..Evde olmayı ve evimle ilgilenmeyi de seviyorum ama asla tüm günümü evde geçiremem..Havalar düzelmeye başlayınca işten direk eve gitmek bile beni bunaltıyor çoğu zaman..İş yap,yemek yap..Geçer mi böyle bir hayat..Üstelik hiç bitmiyor..Hafta içi malum çok bir şey yapılamasa da hafta sonu mutlaka dışarıda oluyorum..Alışveriş,sinema,ziyaretler vs..zaman geçiyor..Beni en çok yeni yerler görmek dinlendiriyor ve mutlu ediyor..Emekli olunca olabilir ama şimdilerde bir yazlık fikri mesela bana çok itici geliyor..Motor sporları asla bana göre diil..Geçen sene tatilde eşimin ısrarına dayanamayıp bilumum motor sporu denemiş tövbe etmiştim..

 

The couple in Kup,Kup Land

kup,kup

 

Ringo diye birşey var...Kocaman ve yuvarlak şişme bir bot..İp ile tekneye bağlı..İçine oturup ,yanlarından tutunuyorsun..Tekne büyük bir hızla seni çekiyor ve ani manevralarla seni düşürmeye çalışıyor..aman allahım..Bu ne sinir bozucu birşeydir..Kendimi düşmemek için o kadar kasmışım ki indim...Kolum kanadım kalkmıyor..Heryerim ağrıyor..Ortalığa düşüp eczane aradık..Ohh yaşasın muskorill..İki günde kendime gelebildim..Bırakın beni şezlongumda ya...Oh kulaklığımı takayım,kitabımı da alayım..dünya varmış...Çok sıcakmış ama..Ben biraz serinleyip geleyim..Yüzmek gibisi yok...Midye,midyeee.!!!.Duydunuz mu sizde..?Bu egenin midye dolması çok güzel oluyor..en sevdiğim deniz mahsülü...Bir paket rica edeyim...Çok lezzetliymiş..Delfinacım bir limonlu soda ikram edersen keyfim daha da yerine gelecek...Çok ferahladım ..ohhh ..evet şimdi devam edebiliriz delfinacım..

 

Digital kamerayla mı çekim yapmak hoşuna gidiyor yoksa filmli makinalarla mı?

 

Fotoğraf çekmeyi de çektirmeyi de çok seviyorum..İnsanın yıllar geçtikçe elinde resimlerden ve anılardan başka neyi kalıyor ki..Evde bir sürü albümüm var..Onlara bakmak beni çok mutlu ediyor..Zamanla değişimi görmek,şükretmek,kayıpları görünce yaşamın ve var olanların kıymetini daha çok bilmek gibi mesajlar veriyor bana resimler...

 

Birkaç sene önce fotoğraf bilgimi artırmak için bankanın düzenlediği çok kısa süreli bir eğitim programına katılmıştım..Teknik bilgiden çok doğru resim nedir ve resimde ışığın önemi nedir gibi konular üzerinde durulmuştu..O kursta hem fotoğraf çekme isteğim artmış, hem de yeni yerler görme isteğim çoğalmıştı..

 

Filmli ve dijital fotoğraf makinelerinden hangisini tercih ettiğime gelince aslında ikisinin de yeri çok farklı...Ben resimleri tab ettirmeyi,onlar tab edilirken sabırsızlanmayı seviyorum galiba..Onlara tekrar tekrar bakmaktan,albüme yerleştirmekten hoşlanıyorum..Ama diğer taraftan dijital fotoğraf makinesinde anında resmi görebiliyor olman ve elektronik ortamda hemen sevdiklerinle paylaşman gibi bir avantajı var..Ama dijitaldeki resim kalitem filmli makineye göre kötü sanırım..Filmli makinede sınırlı pozun var ve en iyi açı,ışık ve kompozisyonu yakalamalısın..Dijitalde olmadı bi daha,beğenmedim bi daha mantığı ile rastgele deklanşöre bastığımda olmuyor değil...Diğer taraftan filmli makinede çekmeye değer şeyler için film tüketiyorsun..sonra tab edilince bir bakıyorsun(tatil,düğün vs önemli günler hariç..) dört mevsim var içinde:))..Ama dijitalde rasgele anlarıda görüntüleyebilir,hemen paylaşabilirsin..

 

Gelelim gizemli kelimelere…Arkadaş,papatya,rüya,seyahat,mutluluk,hüzün..Ne diyebilirsin bunlar hakkında?

 

 

thomieh

 

 

 

Arkadaş..............arkadaş diil gönüldeş,duygudaş ancak o zaman benim için arkadaş...:)

Papatya..............en sevdiğim çiçek

Rüya...................imkansız dediğiniz her şeyin gerçekleştiği harika bir yanılsama

Seyahat..............en sevdiğim aktivite

Mutluluk..............hayatın anlamı

Hüzün.................hazan

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

3 yorum yazılmıştır

Yazan:isimsiz | Tarih: 6/4/2007
Konu: papatya

çok eğlenceli ve neşeli bir roportaj olmus, insan okurken yüzünde bir tebessüm bırakıyr.. Daha da güzeli ne zaman bu blogda yazı okusam pozitif enerji alıyorum.. eksik olmayın emi...
sevgilerimle

Bağlantı »

Yazan:Safran | Tarih: 9/4/2007
Konu: :) Slm

Bloglararası 3x3 oyununda bir tarifimi sana ithaf ettim sevgili Delfina, oyuna davetlisin, sevgiler :)

Bağlantı »

Yazan:dream | Tarih: 10/4/2007
Konu: bahar

Ne güzel bir blog burası!
Bu söyleşiye de bayıldım. Okuyunca içimdeki tüm sıkıntılarım yok oldu, yüreğim sevginin büyüsüyle doldu.
Dünyada hala böyle mükemmel insanların varolduğuna inanmak güç.
Blogunuzun sıkı bir takipçisi olacağım.
Sevgiler

Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »